Kategorilerim>

Ana Sayfa Arsiv

Son Yazilar

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI "ÖFKE YÖNETİMİ" İÇİN ÖNERİLERKARİZMA NASIL ÇALIŞIR?BaşlıksızKIRIM KONGO KENELERİAZINLIKSIKINTINIZ MI VAR ???BaşlıksızKAMP HAYATI VE MALZEMELERKATLEDİLEN BİLGELERÇekici İnsanların Özellikleri

GÜLMECE

GÜLMECE

Linklerim

_____________ÖNEMLİ LİNKLER
_____________ÖNEMLİ LİNKLER
ŞİİRLERİMÖSYMT.C Kimlik SorgulaSSK Hizmet DökümüMilli Eğitim BakanlığıMotorlu Taşıt SorgulamasıKURAN-I KERİM ve MEALİÜCRETSİZ İNGİLİZCE DERSLERİ

FALCI KÖŞESİ

Günlük Burç

FALCI KÖŞESİ

ŞANS OYUNLARI

ŞANS OYUNLARI

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

bu alana bu tür bir yazi yazabilirsiniz.

Türk Telekom'un hizmet kalitesini ! bilmeyen yoktur. Özellikle kotali tarifeleri kullanalar bunu çok iyi bilir. Kotali tarifeler digerlerine nazaran ucuzdur fakat adi üstünde sinirlidir. Bu ucuz tarifeyi bazi püf noktalarini kullanarak en verimli sekilde kullanabilirsiniz. Simdi bunlardan birini anlatacagim.

Yukaridaki yazi örnektir

Buraya ve sag tarafa istediginiz herhangi bir seyi elle yazabilir 192px genisligini, asmamak üzere resim koyabilirsiniz.

Free Web Counters
Free Counter

Türkçe - İngilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime:

ADALA 2

Osmanlı döneminde Poyraz Köyü, Gediz Ovası’nın kuzeyinde, Yanık Yöre (Katakekaumene), Marmara Gölü ve Gördes Çayı’nın çevrelediği Dibekdağı’nın bağrında yer alır. Anayolların Gediz Ovası’ndan geçmesiyle sönükleşen köy, Salihli’ye 30 km. uzaklıkta, bir Yörük Köyüdür. Zengin bir tarih ve kültüre sahip olan yörede, doyurucu bilimsel çalışmalar yapılmamıştır.

Roma ve Bizans döneminde yöreyi Julia Gordos (Gördes) –Satala (Adala), Thyateira (Akhisar) –Daldis - Loudda (Sacayak) – Saittai (Sidas) yönünde geçen yolların kavşağında, Poyraz Köyü’nün kuzey batısında harabeleri bulunan antik Daldis Kenti yer alıyordu. Bu yollar Gördes Çayı’nı tarihi Hacıhıdır Köprüsü, Gediz Nehri’ni ise Kız Köprüsü’yle geçerdi.

Saruhanoğulları zamanında Türkleşen ve İslamlaşan yörede, bir çok “zaviye” kurulmuş, bu kurumlar sayesinde Türk nüfus buralarda yoğunlaşmıştır. Poyraz Köyü’nün doğusunda yer alan Saruhanoğulları tarafından da zengin vakıflarla desteklenen Ömer Emre Köyü’ndeki Ömer Emre Yatırı’nın, Kula Yunus Emre Köyü’ndeki Yunus Emre ile olan ilişkisi düşünülebilir.

1530’larda Adala Kazası’na tabi bir köy olan Poyraz, Nardı’nın yerini almış on bir köyle birlikte 1570’lerde “Nahiye Merkezi” olmuştur. Köprüler, su kemerleri, cumbalı evler, taş döşeli kanalizasyonlu sokaklar, medrese ve çeşmeler köyün merkezilik durumunu ortaya koymaktadır.

Birçok hayrat sahibi İstillo Hacı Ali Ağa, Müderris Hacı Musa ve Kamil Efendiler, Kuvayi Milliye Teşkilatını kuran Eşref Ağa, İzzet Çavuş vb. birçok tarihi şahsiyetin bulunduğu mezarlık tarihe ışık tutuyor. Ayrıca, Karakeçili Aşireti’nin merkezi olan Dibekdağı, toponomisi, Kütahya “Göç Yolu”yla, kitabeleriyle Türk Kültür Tarihi bakımından zengin malzemeler ihtiva etmektedir.

29/3/2007 | Kategori: SEYAHAT | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


ULUKÖY (AFYON)

ULUKÖY KASABASI ( SONUSA ) TARİHİ

Evliya Çelebi

Uluköy kasabasının kuruluş tarihi çok eskidir. Bilinen tarihi Romalılarla başlar. Roma imparatorluğunun ikiye ayrılıp , doğu ve batı Roma olarak isim almasından sonra Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde kalan Uluköy gelişmesine devam etmiştir. Daha sonra Bizans İmparatorluğu idamesinde olan uluköy , Bölgede Amasya, Ünye ve Niksar’dan sonra 4. büyük yerleşim merkezi olarak yer alıştır. Nitekim o tarihlerde uluyol denilen yol Yeşil ırmak ile Kelkit çayının birleştiği ve Boğazkesen denilen yerdeki köprü üzerinden geçmektedir. Bu yol Amasya ile Niksar’ı birbirine bağlamaktadır. Bu tarihlerde Uluköy’ ün kırk bin bin hane olduğu rivayet edilmektedir.

Daha sonra Anadolu’nun Selçuklular eline geçmesinden sonra zaman zaman Uluköy yerleşil birimi yönetim değiştirmiş fakat sonunda Selçuklular egemenliğinde kalmıştır. Nitekim bu zamanı yansıtan bu günde restore edilmiş bulunan hizmete girmeyi bekleyen tarihi hamam bulunmaktadır. Bu dönemde halk Müslümanlığı kabul ederek İslamlaşmıştır. İslamiyet’in kabulü ile Amasya merkez olmak üzere Uluköy beldesi bir ticaret merkezi ve ilim yuvası olmuştur. Evliya Çelebi

Osmanlı imparatorluğunun ana doluda Türk birliği sağlaması ve dal budak sarması ile birlikte Uluköy yerleşim birimi olarak canlılığını kaybetmiş fakat ilim irfan merkezi olarak gelişmesini sürdürmüştür. Bu dönem içerisinde AKBİLEK YAHŞİ HALİFE gibi büyük bilginler yetiştirmiştir. Yine bu dönemde damgasını vuran SİNANEDTİN YUSUF isimli bilim adamı çıkarmıştır. Bu zatın en önemli hizmeti islamiyet'i yaymak olmuştur.

Uluköy kasabasının (Sonusa) adı evliya celebi seyahatnamesinde de geçmektedir. Yazar Halis CİNLİOĞLU’ nun “Osmanlılar zamanında Tokat” isimli yapıtında anlattığına göre Evliya CelebiSonusa bağlı bahçeli , Cami li , hamamlı güzel bir kasabadır” ifadesi ile yerleşim birimi olarak Uluköy beldesini ziyaret ettiğini bildirmektedir. Ayrıca kasaba içerisinde bulunan önemli yerleri, Türbe, Mezar kalıntıları, su yolları ve çıkarılan antik eserler Uluköy kasabasının tarihinin çok eski olduğu izlenimini bize vermektedir.

Bu tarihi eserlerin en meşhuru olan Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeninden restore edilerek kullanılır duruma getirilmiş olup yakın bir tarihte insanlarımızın hizmetine açılacaktır.

Bu yazı uluköylü Özcan Şahintürk'ün isteği üzerine yayımlanmıştır.

18/3/2007 | Kategori: SEYAHAT | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


seydişehir

SEYDİŞEHİR

Seydişehir ilçesi Küpe Dağı'nın eteğinde kurulmuştur. Kentin batı ve güneybatısını çevreleyen Küpe Dağı'nın yüksekliği 2551 m. ye ulaşır. Güneydeki dağlar ise toroslara aittir. Horasanlı bir Türk olan gönül sahibi bir veli’nin ailesi ve kendisine uyan kırk kadar dervişi ile Horasan’dan Anadolu’ya göçmesi, Eşrefoğulları devrinde Küpe dağının eteklerine gelerek burada konaklaması olayı, Seydişehir Tarihinin başlangıcı sayılır.

 

 

Seydişehir Horasanlı Seyyid Harun’un buraya gelip konaklamasıyla kurulmuş bir şehirdir. Seyyit Harun, ölümünden sonra yazılan Menakıb’ında verilen bilgilere göre, ailesi ve kendisine uyan müridleri ile birlikte Eşrefoğlu Mübarüziddin Mehmet Bey (1302-1320) zamanında, bugünkü Seydişehir’in bulunduğu yere gelmiştir. 

İlçenin kuruluşu ile ilgili Osmanlı salnamelerinden alınan bilgiler doğrultusunda, Seyit Harun Veli Horasan'dan Konya'ya intikal etmiş, Konya'dan da önce ilçeye bağlı bugünkü Ortakaraören (Karaviran) kasabamıza gelmiş ve tarihi izler bırakarak, Seydişehir ilçesinin bulunduğu mevkiye intikal etmiştir. 

Burası Küpe dağının eteklerinde sulak bir vadidir. Az ötede artık ömrünü yitirmiş Elita (Vervelit) şehrinin yıkıntıları vardır. Yerleşmek için en uygun yerdir. Üstelik şehrini burada kurması için ilahi bir emir almıştır. Bu durumda Seyyid Harun’un ilk yaptıracağı bina şüphesiz toplu ibadet için bir cami, kendisinin ve dervişlerinin barınacağı bir zaviye, çevresine toplananların din yolunda irşad, aynı zamanda ders verebilecekleri bir medrese olacaktır. Bu yapıların yanında bir hamam, bir imaret kaçınılmazdır. Seyyid harun, Seydişehir’in temellerini bu minval üzre atmış, bu binaların yapımına başlatmıştır. Yıl 1308 -1310)

 Seydişehir’in kuruluşundan bu güne, 680 yıllık bir geçmişi vardır.. Bu uzun zaman içinde Seydişehir, birçok olaylar yaşamış, Osmanlı - Karamanoğlu mücadelesi yıllarında bu iki devlet arasında sık sık el değiştirmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in Karamanoğulları topraklarını Osmanlılara mal etmesinden sonra, Seydişehir Konya eyaletinde bir kaza merkezi olarak yüzyıllar boyunca varlığını devam ettirmiştir.

21/2/2007 | Kategori: SEYAHAT | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti


ADALA'NIN DOĞAL GÜZELLİKLERİ

YEŞİLİN MAVİYLE BULUŞTUĞU BELDE "ADALA"

Sabahın ilk ışıklarında çekilen ağlar, kaçar adım giden binlerce yıllık ayak izleri...Gediz 'in taşkınlığını önlemek ve enerji üretmek amacıyla yapılan Demirköprü Baraj Gölü, muhteşem manzarası, zengin balıkçılığı, 1960 'dan beri bereketli Gediz ovasında 1.100 ha alanda tarım için gerekli olan suyu temin eden yüzbinlerce çiftçi ailesinin göz bebeğidir...

Adala'ya 8 km. uzakta otomobille ulaşım imkanı olan yaz-kış 25 m yüksekten çağlayarak akan, etrafında yüzlerce yabani güvercinin gün boyunca ucuştuğu, tabiatla iç içe, keşfedilmeyi bekleyen güzellik. 100 ft/sn debideki kaynak suyu çıktığı noktadan 1200 m aktıktan sonra Su Uçtu Şelalesi 'nden dökülerek 150 m sonra Gediz 'e karışmaktadır.

Ege Bölgesi 'nde Adala civarında bulunan volkanik yığılmalar Türkiye 'nin en önemli volkanik yığılma şekilleri arasında bulunmaktadır. Burada genişliği 15 Km, uzunluğu 50 Km. yi bulan alanda 68 adetten daha fazla genç volkan konileri vardır. Koniler genellikle piroklastik malzemelerden ibarettir ve bazı konilerin çapları 15 Km, yükseklikleri ise 150-200 m civarındadır.

21/2/2007 | Kategori: SEYAHAT | Yorum (1) Yorum yaz! Kalici Baglanti


ADALA

ADALA 'NIN MİTOLOJİK ÖYKÜSÜ


Adala 'nın hemen kuzeyinden yükselmeye başlayan Dibek Dağı 'nın Güneydoğu 'ya doğru uzanan Üşümem Dağı 'nın Kula 'ya kadar uzanan bölümleri dünyanın oluşumunun I.-II.-III. ve IV. zamanlarında oluşan kitleler oluşup yapısı, şistler, gynaslar, kristalize kalkerler ve mika sistler oluşan katmanlardır. Adala 'nın hemen kuzeyinden Gördes doğrultusunda uzanan platolar, tepelerin kitleleri gnalslar ve mikaşistlerden oluşmaktadır. Adala 'nın yaklaşık 10-15 km. kadar doğusunda Kula, Kenger, Kaplan yakınlarında meydana gelen Kula volkanik yörenin (KATAKEKAUMENA) 'nın en batı kesiminde, baraj gölünün batı kenarında çakallar volkanik konisinin lav akıntıları, Kula volkanik akıntıları ile birleşerek bu dar vadiyi geçerek ovaya girişte durmuş ve kesilmiştir. Burada kesilmesinin sebebi de çevrede bulunan arkeolojik buluntu eserlerde belirtilen mitolojik bir olaya dayanır:

"...Yanardağ lavlarının günlerce sürüp batıya doğru akarak vadi önünde bulunan yerleşim alanına doğru gelmesinden ürperen halk silahlanıp ayaklanır. Din adamlarına koşarlar. STATALA (SATALA) denilen kentin din adamları tanrılarına yalvararak, büyük bir inançla (STETKİTALAN) yani "Dur ya Zavallı" diyerek bağırırlar. İşte bu bağırıştan, yalvarmadan sonra lav kitlesi burada durup kalmıştır.

Satala 'da yaşayan halkın çoğu tanrıya sığınıp silahlanıp ayaklanmışlar, yaşadığı yörenin doğu kısmında (Typhon) denen yerin ateşle ısıtılmış, yıldırımın sıcak nefesini fışkırttığı yerde komşu bölgesi yerle bir edip yaktığı, Typhon 'un şiddetli ateş buharının tepeleri bir kül yığınına çevirdiğini, dorukların, tepelerin yok eden kıvılcımlar altında yok olduğunu görürler. ZEUS Lydios Tapınağı 'nı bırakan bir din adamı, bu felaketi önlemenin silahla olmayacağını, keskin bir demirle değil, mızrak gibi keskin, diken gibi delici sözleri, yaradana yalvarmakla olacağına inanarak, büyük bir inanç içinde coşkun ağzını açtı, mızrak gibi, kılıç gibi keskin sesini kalkan gibi kullanarak toprağın oğluna itaat eder gibi yaptı, tanrılardan yardım dileyerek yakardı. Ağzından yayılan "DUR YA ZAVALLI" gizemli ve içtenli sözleri ile ateş püsküren devi durdurdu denmektedir. Baraj Gölü 'nün batı kenarında Çakallar Volkanik kesiminin lav akıntıları (küllerinin) Curuh 'un sanayide kullanılmaya açılması ile alınan curuh altlarından taşlaşmış insan ayak izleri ile hayvan izlerinin bulunması, buranın tarihin ilk çağlarında da insan yaşamına elverişli yerler olduğunu ispatlamaktadır.

21/2/2007 | Kategori: SEYAHAT | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti




<<Önceki Sayfa
|1/2|

GÖSTERİMDEKİ FİLMLER

Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!

GÖSTERİMDEKİ FİLMLER

ASK



ASK

DEPREM

DEPREM

_______HOŞ GELDİN MESAJI



_______HOŞ GELDİN MESAJI