12.05.2007 saat 21:30 da YAYINLAMIŞ OLDUĞUM HABERİMDE,HALKIMIZI KENE KONUSUNDA UYARMIŞTIM.
AYNI UYARILARI YİNELEMEKTEN BAŞKA ÇARE YOK GİBİ GÖRÜNÜYOR.
LÜTFEN DİKKATLE OKUYUNUZ!!!!
KENE VAKASIYLA KARŞILAŞILDIĞINDA KENEYİ KENDİNİZ ÇIKARMAYARAK,EN YAKIN SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURUN.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi tehdidi başladı
Sağlık Bakanlığı, özellikle ilkbahar-yaz aylarında ortaya çıkan ve keneler yoluyla bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin (KKKA) görüldüğü yerlerde halkı bilgilendirme çalışmalarına hız verdi.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin (KKKA) daha fazla görüldüğü Çorum, Tokat, Amasya, Sivas, Çankırı ve Yozgat gibi illerde hastalıktan korunma yolları konusunda halkı bilgilendirici broşür dağıtılırken uyarıcı afişler asılıyor.
“TÜM HALKIMIZ DİKKATLİ OLMALI”
Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Şefi Prof. Dr. Mehmet Taşyaran, daha çok kuzey ve orta bölgelerde rastlanmakla birlikte git gide güney bölgelerde de vakalar görüldüğünü belirterek, “Vatandaşlarımız tüm ülke genelinde dikkatli olmalı” dedi.
Tedavide ağızdan alınan “ribavirin” etken maddeli ilacın ölüm oranı üzerinde bir etkisinin olmadığını kaydeden Taşyaran, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tedavinin özünü destek tedavisi oluşturuyor. Ölümü azaltan zamanında yapılan destek tedavisidir. Bu tedavi sırasında gerekirse kan veriliyor, böbrek yetmezliği gelişirse hemodiyaliz uygulanıyor ya da hasta solunum cihazına bağlanıyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın sağlık kuruluşuna zamanında başvurmasının önemi büyük.”
Dünyada bu hastalıktan ölüm oranının yüzde 10, Türkiye’de ise yüzde 5 civarında olduğunu anlatan Taşyaran, hastalığın belirtilerini şöyle anlattı:
Hastaların yüzde 90’ı hafif bir klinik seyir gösterir. Hastalık ateş, halsizlik, kas ağrıları, baş ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma, bazen de ishal gibi belirtilerle ortaya çıkar.
İlerleyen safhalarda ağız ve deride kanamalar görülebilir.
Ağır seyirli hastalarda bu bulgular daha şiddetli olurken, kanamalar ön plana çıkabilir.
Bu belirtiler keneyle temas olması halinde 1-3 gün, hastalıklı kan veya dokuyla temas halinde ise 3-13 gün arasında ortaya çıkar.
KİMLER RİSK ALTINDA
Virüsün insanlara genellikle virüsü taşıyan kenenin ısırmasıyla bulaştığını bildiren Taşyaran, bunun dışında viremik dönemdeki (kana karışma) hayvanın kan ve dokularıyla temas halinde de bulaşma olabileceğini söyledi.
Bu açıdan veteriner hekimler, kasaplar ve hayvanlarla uğraşanların risk altında olduklarını ifade eden Taşyaran, “Ayrıca kenelerin bulunduğu alanlarda çalışanlar, piknik yapanlar, avcılar da risk altındadırlar. Piknik mevsiminin başladığı bu günlerde vatandaşlar örtü olmadan çimenlerin üzerine oturmamalıdır. Sağlık çalışanlarına da hastanın kanı ya da enfekte dokuyla temas halinde bulaşma olabilir” diye konuştu.
KORUNMA YOLLARI
Taşyaran, KKKA’dan korunma yollarıyla ilgili de şunlara dikkati çekti:
Hastalığın hava yoluyla bulaştığına dair elimizde bir bulgu yok. Ancak, hastalarla temas halinde olanlar mutlaka gerekli önlemleri almalı.
Hayvanların kanı, dokusu veya diğer vücut sıvılarıyla temas sırasında da gerekli korunma önlemleri alınmalı.
Keneler yumurta dönemleri hariç, bütün biyolojik evrelerinde insanlardan kan emebilir. Hem mera hem de mesken keneleri gelişmelerini sürdürebilmek ve nesillerini devam ettirebilmek için konakçılarından kan emmek zorundadır. Özellikle insanların da aralarında bulunduğu konakçılar kenelerden uzak durmalı ve kan emmeleri engellenmelidir.
Kenelerin bulunduğu alanlardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Hayvan barınakları veya kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunanlar vücutlarını belirli aralıklarla muayene etmeli, vücuda yapışmamış keneler dikkatle toplanıp yok edilmeli, yapışan keneler ise ezilmeden ve ağız kısmı koparılmadan alınmalıdır.
Piknik yapmak amacıyla su kenarları ve otlak yerlere gidenler döndüklerinde mutlaka üzerlerine kontrol etmeli, kene bulurlarsa usulüne uygun biçimde vücutlarından uzaklaştırmalıdır.
Çalı-çırpı ve gür ot bulunan yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak ayakla veya kısa giysilerle girilmemelidir.
Orman işçileri gibi bu gibi yerlerde çalışmak zorunda olanlar lastik çizme giymeli, pantolonlarını çoraplarının içine sokmalıdır.
Hayvan sahipleri hayvanlarını ve bunların barınaklarını kenelere karşı aşılatmalı ve korunaklı hale getirmelidir.
Gerek insanları, gerekse hayvanları kenelerden koruyan böcek kovucular kullanılabilir. Bunlar cilde sürülebildiği gibi elbiselere de emdirilebilir.
“HASTALIĞIN AŞISI YOK”
Taşyaran, KKKA’ya karşı bugün için insanlarda kullanılan bir aşının bulunmadığını bildirdi.
Risk altındaki kişilerin vücutlarını sık aralıklarla kontrol etmelerinin önemine işaret eden Taşyaran, “Kene bir cımbızla deriye yapıştığı yerden tutulup, sağa sola oynatılarak çivi söker gibi çıkarılmalıdır” dedi.
Vücut üzerindeki kenelerin öldürülmemesi ve patlatılmaması gerektiğini kaydeden Taşyaran, bunları vücuttan uzaklaştırmak için üzerlerine sigara basmak ya da kolonya ve gazyağı gibi maddeler dökmenin de çok yanlış olduğunu bildirdi.
Kenenin çıkarıldığı yerin su ve sabunla temizlenmesi gerektiğini ifade eden Taşyaran, “Kene vücuttan ne kadar kısa sürede çıkarılırsa risk de o kadar azalır” diye konuştu.
HANGİ AYLAR RİSKLİ
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zati Vatansever de, hastalık riskinin Mayıs-Haziran gibi ortaya çıktığını, Temmuz ayında bu riskin arttığını, Eylül gibi de sona erdiğini bildirdi.
Vatansever, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virüsünün ana taşıyıcısının “Hyalomma margitarum margitarum” adı verilen kene türü olduğunu belirtti.
Bu kenelerin “Gömlek değiştirme” denilen, “larva”dan “nimf” evresine geçişlerinin, tavşan ve kirpi gibi küçük yabani hayvanlarla yerden beslenen karga, keklik ve sığırcık gibi kuşlar üzerinde olduğunu belirten Vatansever, kenelerin bu hayvanlardan belirli bir süre kan emdikten sonra, doymuş nimfe dönüşerek yere düştüklerini kaydetti.
Bunların çevre şartlarına bağlı olarak 4-20 gün arasında gömlek değiştirerek aç erişkin hale geldiklerini anlatan Vatansever, aç erişkin kenelerin toprakta veya bodur bitkiler altında gizlenerek etraflarından kan emebilecekleri büyük bir konak (domuz, sığır, koyun veya at) aradıklarını söyledi.
Uygun konak bulan yetişkin kenelerin 9-14 gün boyunca kan emerek çiftleştiklerini belirten Vatansever, doyan dişi kenelerin toprağa düşerek yumurta bıraktıktan sonra öldüklerini bildirdi.
Kenelerin uçmadığını, sıçramadığını, havadan düşmediğini ve tutundukları konağı bırakıp başka bir konağa gitmediklerini bildiren Vatansever, hyalomma soyundaki kenelerin konaklarına yerden veya kısa bitkilerin üzerinden geldiklerini söyledi.
Vatansever, kenelerin larva ve nimf aşamasını geçirdiği tavşan ve kirpiyle yerden beslenen kuşların dolaştığı alanlarda, potansiyel aç erişkin kenelerle karşılaşma riski bulunduğu, bu nedenle söz konusu yerlerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi.
15/7/2008 | Kategori:
SAGLIK
|
Yorum
(yok)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti
Nikotin güçlüdür.
Hatta kendi sikletinde hemen hemen en güçlü savaşçıdır diyebiliriz. Hem uyarıcı hem de yatıştırıcı etkilere sahiptir. Hem psikolojik olarak, hem de çok güçlü bir şekilde fiziksel olarak bağımlılık yaratır. Bu noktada unutmamanız gereken şey; ‘’siz de güçlüsünüz!’’
Hiç kuşkusuz sigara içmek sizin kendinizi iyi hissettiriyor olabilir. Bunun nedeni, yaptığı onca etkinin dışında, nikotinin beyindeki kimyasalların derecesini değiştirmesidir. Özellikle dopamin hormonunu artırarak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bu olağandışı artış elbette ki sonsuza kadar sürmez. Bir sigaranın etkisi geçtiğinde, beynimiz o rahatlık için aynı kimyasal derecelerini kendi başına sağlayamaz. Bir sigaraya da ihtiyacımız olur…
Küçük bir deney yapalım…Birkaç saat sigara içmemeyi deneyin. Vücudunuzun bir kısmı bunu bayram gibi görürken bir kısım ise şiddetle protesto etmeye başlayacaktır. Kan basıncınız ve nabzınız normal seviyelere dönmeye başlayacak. Ancak dopaminin etkisini özleyen beynimiz protestoya başlayacaktır. Bu noktada yürüyüş ve nikotin replasmanları işe yarayabilir.
Sigarayı bırakmada size sunduğumuz önerileri uygulamanız, belki de uzun zamandır planladığınız bu önemli adım için faydalı olabilecek.
Yürüyün
Evet size RealAge sayfalarında belki onlarca kez yürümenin faydalarını anlattık, ama sigarayı bırakmada da çok faydalı olduğunu unutmayın. Sigara içmeyi çok istediğiniz anlarda dışarı çıkın, temiz havayı ciğerlerinize çekin ve yürümeye başlayın.
Nikotin Replasman Terapileri
Nikotin bantlarından, nazal spreylere ve nikotin inhaleri dahil her yöntem faydalı olabilir. Belirli süreler uygulanabilecek bu yöntemlerde beyine nikotin gittiği için kişi sigara içme isteğinden daha kolay kurtulabilir.
Sigarayı bırakmak
Sigarayı Bırakma Planı
Sigarayı bırakmaya 5 gün kala :
•Neden bıraktığınızın detaylarını düşünün.
•Aile ve arkadaşlarınıza sigarayı bırakacağınızı açıklayın.
•Sigara satın almayı kesin.
Sigarayı bırakmaya 4 gün kala :
•Günün hangi zamanlarında neden sigara içtiğiniz üzerine düşünün.
•Sigara yerine elinizde tutabileceğiniz başka materyaller keşfedin.
•Bazı alışkanlıklarınızı değiştirmeye çalışın. Sigara harici değişiklikler yapın.
Sigarayı bırakmaya 3 gün kala :
•Sigara harcadığınız para ile başka neler yapabileceğinizin planını yapın.
•Yardıma ihtiyacınız olduğunda arayabileceğiniz birini bulun.
Sigarayı bırakmaya 2 gün kala :
•Reçetesiz satılan bir nikotin içeren ürün kullanabilirsiniz. Burun spreyi, çeşitli özel sular, nikotin bantları veya sakızları olabilecek örneklerdir. Sağlık uzmanınıza danışarak reçeteli kullanılabilen ilaçları da gözden geçirebilirsiniz.
Bırakmadan önceki son gün :
•Çakmakları ve kültablalarını göz önünden kaldırın.
•Tüm sigaraları ve kibritleri çöpe atın. Acil durum için kenarda herhangi bir sigara tutmayın!
•Tüm elbiselerinizi tekrar yıkayın. Tertemiz olsunlar. Bir daha sigara kokmayacaklar!
Sigarayı bıraktığınız gün :
•Devamlı meşgul olun.
•Tüm aile ve arkadaşlarınıza o gün itirabiyle sigarayı bıraktığınızı belirtin.
•Alkolden uzak durun.
•Sigara içmeye alışmış olduğunuz bazı yerlerden uzak durun, sigara içenlerin yanında da durmayın.
•Kendinize iş dışında yapacak özel bir meşguliyet de bulun.
6/3/2008 | Kategori:
SAGLIK
|
Yorum
(yok)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi tehdidi başladı
Sağlık Bakanlığı, özellikle ilkbahar-yaz aylarında ortaya çıkan ve keneler yoluyla bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin (KKKA) görüldüğü yerlerde halkı bilgilendirme çalışmalarına hız verdi.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin (KKKA) daha fazla görüldüğü Çorum, Tokat, Amasya, Sivas, Çankırı ve Yozgat gibi illerde hastalıktan korunma yolları konusunda halkı bilgilendirici broşür dağıtılırken uyarıcı afişler asılıyor.
“TÜM HALKIMIZ DİKKATLİ OLMALI”
Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Şefi Prof. Dr. Mehmet Taşyaran, daha çok kuzey ve orta bölgelerde rastlanmakla birlikte git gide güney bölgelerde de vakalar görüldüğünü belirterek, “Vatandaşlarımız tüm ülke genelinde dikkatli olmalı” dedi.
Tedavide ağızdan alınan “ribavirin” etken maddeli ilacın ölüm oranı üzerinde bir etkisinin olmadığını kaydeden Taşyaran, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tedavinin özünü destek tedavisi oluşturuyor. Ölümü azaltan zamanında yapılan destek tedavisidir. Bu tedavi sırasında gerekirse kan veriliyor, böbrek yetmezliği gelişirse hemodiyaliz uygulanıyor ya da hasta solunum cihazına bağlanıyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın sağlık kuruluşuna zamanında başvurmasının önemi büyük.”
Dünyada bu hastalıktan ölüm oranının yüzde 10, Türkiye’de ise yüzde 5 civarında olduğunu anlatan Taşyaran, hastalığın belirtilerini şöyle anlattı:
Hastaların yüzde 90’ı hafif bir klinik seyir gösterir. Hastalık ateş, halsizlik, kas ağrıları, baş ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma, bazen de ishal gibi belirtilerle ortaya çıkar.
İlerleyen safhalarda ağız ve deride kanamalar görülebilir.
Ağır seyirli hastalarda bu bulgular daha şiddetli olurken, kanamalar ön plana çıkabilir.
Bu belirtiler keneyle temas olması halinde 1-3 gün, hastalıklı kan veya dokuyla temas halinde ise 3-13 gün arasında ortaya çıkar.
KİMLER RİSK ALTINDA
Virüsün insanlara genellikle virüsü taşıyan kenenin ısırmasıyla bulaştığını bildiren Taşyaran, bunun dışında viremik dönemdeki (kana karışma) hayvanın kan ve dokularıyla temas halinde de bulaşma olabileceğini söyledi.
Bu açıdan veteriner hekimler, kasaplar ve hayvanlarla uğraşanların risk altında olduklarını ifade eden Taşyaran, “Ayrıca kenelerin bulunduğu alanlarda çalışanlar, piknik yapanlar, avcılar da risk altındadırlar. Piknik mevsiminin başladığı bu günlerde vatandaşlar örtü olmadan çimenlerin üzerine oturmamalıdır. Sağlık çalışanlarına da hastanın kanı ya da enfekte dokuyla temas halinde bulaşma olabilir” diye konuştu.
KORUNMA YOLLARI
Taşyaran, KKKA’dan korunma yollarıyla ilgili de şunlara dikkati çekti:
Hastalığın hava yoluyla bulaştığına dair elimizde bir bulgu yok. Ancak, hastalarla temas halinde olanlar mutlaka gerekli önlemleri almalı.
Hayvanların kanı, dokusu veya diğer vücut sıvılarıyla temas sırasında da gerekli korunma önlemleri alınmalı.
Keneler yumurta dönemleri hariç, bütün biyolojik evrelerinde insanlardan kan emebilir. Hem mera hem de mesken keneleri gelişmelerini sürdürebilmek ve nesillerini devam ettirebilmek için konakçılarından kan emmek zorundadır. Özellikle insanların da aralarında bulunduğu konakçılar kenelerden uzak durmalı ve kan emmeleri engellenmelidir.
Kenelerin bulunduğu alanlardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Hayvan barınakları veya kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunanlar vücutlarını belirli aralıklarla muayene etmeli, vücuda yapışmamış keneler dikkatle toplanıp yok edilmeli, yapışan keneler ise ezilmeden ve ağız kısmı koparılmadan alınmalıdır.
Piknik yapmak amacıyla su kenarları ve otlak yerlere gidenler döndüklerinde mutlaka üzerlerine kontrol etmeli, kene bulurlarsa usulüne uygun biçimde vücutlarından uzaklaştırmalıdır.
Çalı-çırpı ve gür ot bulunan yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak ayakla veya kısa giysilerle girilmemelidir.
Orman işçileri gibi bu gibi yerlerde çalışmak zorunda olanlar lastik çizme giymeli, pantolonlarını çoraplarının içine sokmalıdır.
Hayvan sahipleri hayvanlarını ve bunların barınaklarını kenelere karşı aşılatmalı ve korunaklı hale getirmelidir.
Gerek insanları, gerekse hayvanları kenelerden koruyan böcek kovucular kullanılabilir. Bunlar cilde sürülebildiği gibi elbiselere de emdirilebilir.
“HASTALIĞIN AŞISI YOK”
Taşyaran, KKKA’ya karşı bugün için insanlarda kullanılan bir aşının bulunmadığını bildirdi.
Risk altındaki kişilerin vücutlarını sık aralıklarla kontrol etmelerinin önemine işaret eden Taşyaran, “Kene bir cımbızla deriye yapıştığı yerden tutulup, sağa sola oynatılarak çivi söker gibi çıkarılmalıdır” dedi.
Vücut üzerindeki kenelerin öldürülmemesi ve patlatılmaması gerektiğini kaydeden Taşyaran, bunları vücuttan uzaklaştırmak için üzerlerine sigara basmak ya da kolonya ve gazyağı gibi maddeler dökmenin de çok yanlış olduğunu bildirdi.
Kenenin çıkarıldığı yerin su ve sabunla temizlenmesi gerektiğini ifade eden Taşyaran, “Kene vücuttan ne kadar kısa sürede çıkarılırsa risk de o kadar azalır” diye konuştu.
HANGİ AYLAR RİSKLİ
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zati Vatansever de, hastalık riskinin Mayıs-Haziran gibi ortaya çıktığını, Temmuz ayında bu riskin arttığını, Eylül gibi de sona erdiğini bildirdi.
Vatansever, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virüsünün ana taşıyıcısının “Hyalomma margitarum margitarum” adı verilen kene türü olduğunu belirtti.
Bu kenelerin “Gömlek değiştirme” denilen, “larva”dan “nimf” evresine geçişlerinin, tavşan ve kirpi gibi küçük yabani hayvanlarla yerden beslenen karga, keklik ve sığırcık gibi kuşlar üzerinde olduğunu belirten Vatansever, kenelerin bu hayvanlardan belirli bir süre kan emdikten sonra, doymuş nimfe dönüşerek yere düştüklerini kaydetti.
Bunların çevre şartlarına bağlı olarak 4-20 gün arasında gömlek değiştirerek aç erişkin hale geldiklerini anlatan Vatansever, aç erişkin kenelerin toprakta veya bodur bitkiler altında gizlenerek etraflarından kan emebilecekleri büyük bir konak (domuz, sığır, koyun veya at) aradıklarını söyledi.
Uygun konak bulan yetişkin kenelerin 9-14 gün boyunca kan emerek çiftleştiklerini belirten Vatansever, doyan dişi kenelerin toprağa düşerek yumurta bıraktıktan sonra öldüklerini bildirdi.
Kenelerin uçmadığını, sıçramadığını, havadan düşmediğini ve tutundukları konağı bırakıp başka bir konağa gitmediklerini bildiren Vatansever, hyalomma soyundaki kenelerin konaklarına yerden veya kısa bitkilerin üzerinden geldiklerini söyledi.
Vatansever, kenelerin larva ve nimf aşamasını geçirdiği tavşan ve kirpiyle yerden beslenen kuşların dolaştığı alanlarda, potansiyel aç erişkin kenelerle karşılaşma riski bulunduğu, bu nedenle söz konusu yerlerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi.
12/5/2007 | Kategori:
SAGLIK
|
Yorum
(yok)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti
|
Eee malumunuz bebek geliyor.Zaman yaklaştıkça edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Allah herşeyin hayırlısını versin.Amin...
Doğum Çantası |
Bir anne adayının hastane çantasında olması gerekenler aşagıda sıralanmıştır. Ancak çantanızı hazırlarken dogum yapacagınız mevsime çok önem vermeli ona göre giysi koymalısınız. Ayrıca doğum yapacagınız hastane ile görüsmeli sizin ve bebeginiz için temin edecekleri seyleri ögrenmelisiniz. Böylece çantanızı gereksiz, kullanmayacağınızz esyalarla doldurmus olmazsınız. |
Bebek için
- 2 tane bady (Mevsime göre kisa veya uzun kollu)
- 2 tane tulum
- 2 tane çorap
- 2 tane agiz mendili
- 2 tane pijama alti
- 2 tane sapka ve eldiven
- 2 takim kiyafet (zibin takimi, pijama takimi ,patigi,basligi vs)
- Yelek ve hirka
- Battaniye
- 3-4 tane bebek bezi
- Araba koltugu/ana kucagi veya portbebe
- Havlu
- 2 tane önlük
- 2 tane yelek
- 2 adet Patik
- Göbek Bagii
- Saç Fırçası
- Burun Temizleme Aspiratörü
- Biberon
|
Anne için
- 2 adet gecelik
- 1 adet pijama
- 1 adet sabahlik Alti kaymayan terlik
2 adet çorap
- 3-4 adet kilot
- 1-2 adet atlet
- 2 adet emzirme sütyeni
- Hirka ya da sal
- Koyu renk havlu
- Hijyenik Ped
- Gögüs Pedi
- Gögüs Kalkani
- Gögüs ucu için krem
- Gögüs pompasi
- Tarak
- Dis Macunu-Dis firçasi
- Sampuan
- Sabun
- Toka, Parfüm, makyaj malzemeleri
- Kulak Pamugu
- Kagit,kalem
|
Genel Gerekli Malzemeler
- Fotograf Makinesi veya kamera
- Telefonlar ve sarj aletleri
- Yedek piller
- Kolonya, islak Mendil
- Kagit Havlu
- Kitap, dergi v.s.
- Çikolata
| |
4/5/2007 | Kategori:
SAGLIK
|
Yorum
(yok)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti
Sevgili okurlarım ; '' 02.03.2007 tarihli sedef hastalığına son!!! '' adıyla yayınlanan yazımızda, yanlış uygulamalardan doğabilecek olası bir sorun olmaması için bitkinin adı açıklanmamıştı.
Fakat maillerinizde bu bitkinin ne olduğuna dair çokça soru aldım.Ve yorumlarınızdan da görülen o ki, bilinen bir bitki...
Murat beyle tekrar görüştüğümüzde; sedef hastalığında kullanılan bu bitkinin, her bedende,metabolik olarak farklı dozlarda alınmasını belirtmiştir.Ayrıca kullanmaya başlamadan önce mutlaka bilinmesi gerekli bir diğer konunun ise; böbrek rahatsızlığı olanların kesinlikle kullanmamalarıdır.
Bu bitkinin ; ŞAHTARE , ŞAHDEREN , ŞAHDERE OTU olarak halk arasında bilinir.
Ocak üzerinden alınmış kaynamış suyun içerisine atılarak demlenmesi gerekir.(10-15 dk.)Demlenen otu içilecek miktarı günde 1 su bardağını geçmeyecek şekilde içilir.Bu limiti aşağıda verilen şartlarda içebilirsiniz.Ve buna 6(altı) ay devam edilir.
Sedef hastalığı olan hastalara yazın bol miktarda (doktorların önerdikleri zaman aralıklarında) güneşlenmeleri öneriliyor.
****************************
Not: FAZLASI ZARARLIDIR !!!!!!!!!!
Yatmadan önce 1 su bardağı ;
VEYA
Sabah 1/2 (yarım)
Akşam 1/2 (yarım) su bardağı içilmelidir.
*****************************
Ayrıca sivas balıklı gölünde cilt hastalıklarına iyi geldiği aldığımız duyumlar arasındadır.
LÜTFEN DOKTORLARINIZA DANIŞINIZ....
28/3/2007 | Kategori:
SAGLIK
|
Yorum
(yok)
Yorum yaz!
Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa
|1/2|